• levent tüzemen

    30.
    hakkında bildiklerimi yazmak istesem de, hem sözlüğü hemde kendimi ateşe atmak istemem.

    söylediği hiç bir transfer haberi doğru olmadığı gibi kulüp hakkında söyledikleri de doğru değildir.
    en sonra osmanlı maçı sonrası ekim ayında uefa toplantısı olduğunu söyleyip, zarar yazılmış herhalde satmadan alamazsın diyecekler şeklinde bir yorumda bulundu..

    işin gerçeği ;

    uefa'ya başvuran galatasaray yönetimi. uefa çağırmadı. bir daha sorun yaşamamak için anlaşma talebinde bulanacaklar. buna göre galatasaray, önümüzdeki sezondan itibaren kar-zarar dengesini 10 milyon euro'da tutmanın peşinde. uefa ile bunun pazarlığı yapılacak. ancak gönüllü anlaşması yapması zor deniliyor. oysa o kadar zor değil. uefa talimatnamesinde gönüllü anlaşması için üç dönem ceza almama şartı aranır. ancak galatasaray ceza almıştı. bunu aşmaya çalışıyor. iyi niyet göstergesi için transfer döneminin bitmesini bekliyor.

    kendisi bazı isimlerin kalemidir.
    saçma argümanlar ile bazı oyuncuları savunur.
    neden? niye savunur? onu burada anlatamam.. ama tahmin edebilirsiniz.
    ... prif
  • galatasaray

    19017.
    bazı yanlışları düzeltmek için yazıyorum.

    algı ; takımı tudor yapmadı..
    doğrusu ; takımı tam olarak tudor yaptı. tüm oyuncuları kendisi seçti. bazı oyuncuların transferinden önce saatlerce telefonda onlarla konuştu. en son asamoah ile yarım saatten fazla bir telefon görüşmesi yaptı...

    algı ; yönetim kafasına göre transfer yapıyor..
    doğrusu ; tudor'un verdiği 25 kişilik listeye, scout ekibi 25 kişi daha ekledi. toplamda 50 kişilik listenin üzerinden mart ayından beri defalarca geçildi. sonunda belirlenen her mevki için üç ila beş aday belirlendi. bunların tamamına tudor onay verdi. önceliklerini söyledi ve cenk ergün maliyet çalışması yaptı.

    son liste (maliyetlendirilmiş şekilde) mayıs ayının sonunda ligin bitmesine bir kaç hafta kala geldi ve öncelikli on oyuncu belirlendi.. bunların transferi olmazsa ikinci on oyuncuya geçilecekti..

    lemina, imbula, acerbi gibi istenen ama alınamayan, transfer dönemi sırasında listede olmayan ama fırsat transferi olarak kucağa düşen konoplyanka, pepe, negredo, clichy gibi oyuncular listeye dahil oldu çıktı..

    asamoah gibi listede olan ancak transferi uzun süren oyuncularda mevcut.. listedeki ilk on oyuncunun altısı geldi. mariano, gomis, belhanda, maicon, fernando, feghouli... ndiaye ikinci on oyuncunun bulunduğu listedeydi.. lemina olmadığı için onun gibi pres yapabilen, dikine oynayan, çalım atabilen bir altı/sekiz numara olarak transfer edildi..

    algı ; oyun sistemini yönetim içindekiler belirledi.
    doğrusu ; oyun sistemi (bu konuda sözüme yüzde yüze güvenebilirsiniz) tudor ve yardımcıları tarafından beşiktaş maçından sonra tartışılmaya başlandı. geçmiş dönemdeki tüm maçlar, galatasaray'ın son yıllardaki şampiyon olduğu tüm maçlar tarandı ve en uygunu olarak sabit on numara olmadan (belhanda gibi bir on numara ile) öndeki beş'linin dinamik bir yapı ile oynaması olarak seçildi. beklerin etkin olması ile savunmanın öne çıkması hedeflendi.

    yazar notu : tudor, terim'in sneijder'i değilde, kaka'yı istediğini öğrendiği an sistemi buna göre kurdu ve belhanda can damar haline geldi.

    algı ; kendilerini şampiyon sanmaya başladılar.
    doğrusu ; galatasaray geçen sezon ortalama 10 bin kişiye oynadı. maç günü satışı ligin en iyisi olan bu takımın böyle bir şeyi kabul etmesi mümkün değil. şu anki güzel tablonun asıl hedefi kombine satışı ve maç günü hasılatı. başkanın bazı kalemleri bu satışların artması için bu algıyı körüklüyor. galatasaray taraftarı da maçı kazanmayı değil, rakibi ısıran futbolu sevdiği için (lucescu'nun bu yüzden kovulması) şu anki futbol onları sevindiriyor.

    algı ; arda turan transferi
    doğrusu ; net olarak 5 milyon euro civarında bir teklif iletilmiş arda'ya. ama bonservis sorununu çözerse. galatasaray arda için kiralama bedeli ödeme niyetinde değil. ama arda'yı almaya da niyetli değiller. sadece göz boyuyorlar... arda bonservis sorununu çözerse ki mümkün değil galatasaray'a gelir.

    ancak, tudor'un asamoah, gary ile sol kanadı tutacağı, bazı maçlarda linnes-asamoah oynamayı düşündüğünü biliyorum. arda'ya sıcak bakmıyor. çünkü, arda demek hücum presin düşmesi demek. tolga'nın sol önde oynaması size bu konuda bir fikir versin. arda sadece göz boyama.. terim'e sen bizim hep birinci tercihimizsin dedikten sonra, arda'ya giderek hoca sen gelme demeye çalışıyorlar... yani her iki tarafı da kullanıyor galatasaray yönetimi.

    algı ; cenk ergün transferlere karışıyor.
    doğrusu ; asla.

    algı ; bu takım teknik direktörsüz de oynar.
    doğrusu ; sesli güldüm.
    14 -1 ... prif
  • volkan demirel

    4940.
    her yıl bu tip hatalar yapıp, iki Galatasaray maçında şov yapan kaleci.

    bu sayede yıllardır Fenerbahçe'yi söğüşledi. artık bu ve bunun gibi evlat, yalandan arma sevdalısı, tribüne oynayan ama sahada hiç bir şey yapmayan tüm oyuncuların sonunun gelmesi dileğiyle....
    5 ... prif
  • 19 ağustos 2017 osmanlıspor galatasaray maçı

    81.
    bir futbol takımının başarılı olması için gereken bir kaç şey vardır.

    öncelikle takımın nasıl bir oyun şablonunda oynayacağını seçersiniz.
    seçtikten hemen sonra o şablona uygun bir takım kurarsınız. kurduğunuz takıma oynamak istediğinizi oyuna uygun yüklemeleri yapar ve sonra taktik çalışırsınız. bol tekrar, bol çalışma ile bir kaç ay içinde istediğiniz sistem oturur ve arada kötü maçlar çıkarsanız bile belli bir seviyeye gelirsiniz.

    kadro mühendisliğiniz iyi ise uygun sistem ile birlikte başarısız olmak çok zordur.
    geçen sezon, kötü bir kadroya rağmen riekerink ile belli bir noktaya kadar yarışın içinde kaldı galatasaray. riekerink'in genç takımları çalıştırmış olmasından dolayı sadece a planı vardı. sneijder'in ceza sahası dışından şutları, podolski'yle topu sol çaprazda buluşturma ve bruma ver gerisini seyret anlayışı ile sol kanat ağırlıklı bir oyun vardı. bunun asıl sebebi, wesley'in sola kaymayı çok sevmesiydi.. sneijder merkezli bir oyun anlayışınız varsa ve bir b planınız yoksa sneijder olmadığında takım bocalar. hatta hücum bile yapamaz..

    büyük takımların böyle bir lüksü olamaz.
    tek bir oyuncuya bağlı olmak demek, o olmadığında, uzun süreli sakatlık yaşadığını lige havlu atmak demekti. tudor geldiği günden beri bu düzeni değiştirmenin derdindeydi. bunu sezonun ortasında yapmaya kalktı. en büyük hatası buydu. ve bunun yapamayacağını anladığı an "idare" etmeye başladı. idare etmek zorunda kaldı. başkanın dediği gibi bazı oyuncular uzun süredir takımda olunca, başkanın adına kararlar almaya başladı. işte hamza hamzaoğlu ile kazanılan şampiyonluk dahil galatasaray'ın son 4 sezondur yaşadığı sorun tam olarak buydu. maç içinde sabotajlar, kendi istediği takım arkadaşlarını kadroya katılması için zorlamalar, ayrılması gündemde olan oyuncuları kadroda tutmaya çalışmalar... tüm bunlar takımı dibe çekerken, bazı oyuncuları zengin etti..

    kadro mühendisliği sezon öncesi en zor iştir.
    tudor, takımın oyması gereken oyunu çok iyi belirlemiş. 4-4-2 oynaması zordu takımın (her ne kadar hastası olsam da) ama o 2000'li yıllardaki eski bir taktiği seçmiş. 2-5-3.. linnes ve mariano ileri çıktığında merkezdeki tandem'in hemen önüne fernando geliyor. sistem 2'li savunmanın önünde, fernando ile kuruluyor. fernando, futbolun oynanması en zor haliyle oynuyor. "basit" bir şekilde oyunu kurmanın peşinde. terse diagonal pasları ile atak yönü değiştirebiliyor. elinizde fernando varsa ndiaye gibi oyuncular rahatlar. öylede oluyor tabi ki...

    bunun sebebi, tudor'un seçimi. oyun boyunu 35-40 metreye indirmesi. osmanlıspor'u ilk yarının sonlarına doğru tüm hatlarıyla savunmaya sıkıştırmış, haldeyken gördüğünüzde şu görüntü çıkıyor. muslera, kendi yarı sahasının ortasına gelmiş, serdar aziz sol bek gibi, tam ortada fernando ve sağ bek maicon gibi...

    işte bu galatasaray taraftarının yıllardır görmediği, özlediği bir şey.

    birden fazla hücum organizasyonu var. belhanda sayesinde (kenarlara kaymayarak) merkezden, sağ kanattan ve transfer sonrası muhtemelen sol kanattan etkin gelecek. beşiktaş'ın iki yıldır en büyük kozu iki kanatın da aktif olarak çalışması. babel-q7 ile etkinler ki beklerin katkısı da unutulmamalı. galatasaray'da iki kanadı çalıştırıp, sosa sonrası beşiktaş'ın çalışmayan merkezini, belhanda gibi bir klasik on numara olmayan oyuncu ile çalıştırıp hücumda rakibi etkisiz bırakmanın peşinde. tudor'un bu oyunu bol tekrar isteyen bir oyun. o yüzden sezon başı kötü maçlar çıkartırlar. ancak, normalden daha iyi sonuç almasının sebebi kondisyon olarak diğer takımlardan iki tık üste olması. 60 dakika rahat bir tempo yapıp 3 gol atmak, bu yükleme sayesinde. özellikle rakibi sürklase edebileceği ikinci yarının başındaki 10-15 dakikalık bölümde en az üç gol kaçırıyorlar. bunları atmaya başladıklarında 60 dakikalık tempo, 30 dakikalık rölanti oyun onlara yetecektir.

    maçın hakemi ile ilgili söyleyeceklerim var.
    ilk gol öncesi korner değildi. yardımcı hakemin ters kanadında olduğu için süzemedi ama doğru değil.
    linnes'in hareketi sarı çıkar. ama kırmızı çıkarsa kimse niye çıkardın demez. osmanlıspor'lu oyuncuların özellikle ndiaye'ye yaptıkları faulleri durdurmanın en kolay yolu iki sarı kart çıkarmaktır. osmanlıspor'lu oyunculara biraz müsemma gösterdi. onun dışında son derece iyiydi.

    galatasaray ile ilgili asıl sonuca varacağımız maç antalyaspor deplasmanı olacak.
    o zaman kadar bir milli takım arası olacağını düşünürsek takımın içi içe girmesi için biraz daha zamana ihtiyaçları var. ama şu anda iki hafta sonunda en iyi futbolu oynayan onlar. .

    tudor, b planı için ve oyunu tutmak için transfer bekliyor.
    bu belli. o geldiğinde çok daha iyi anlarız bu tudor kimdir? nedir?
    1 ... prif
  • beşiktaş ın tunç uncu nun ailesine ev alması

    6.
    efsane harekettir.

    beşiktaş camiasını bu hareketinden dolayı tebrik ederim.
    3 ... prif
  • şenol güneş

    1728.
    dün akşamki maç sonu demeci sayesinde nutella ile koltuktan düşmemi sağlayan filozof..

    abim diyor ki;

    kasımpaşa iki şut çekti onlarda gol oldu...

    olum, bu adamı da tiner belasını bulaştırdınız??

    şenol güneş

    maçın istatistikleri bu... şenol hocanın söylediklerinde ne anlıyorsunuz? beşiktaş on tane kaleye bulan şut çekmiş, kasımpaşa ise iki tanecik... gerçek ne??? iki takımında kaleyi bulan şutu 4 (dört) yapma hoca.. bir kerede puan kaybedince, rakibi şanslı olmakla suçlama... bir kerede sen gol atınca alın teri, rakip atınca şans deme...

    lütfen yapma şunu artık.
    5 -3 ... prif
  • selçuk inan

    2647.
    başkan ile görüşen futbolcu.

    her zamanki gibi olacağını düşünüp çıkmış başkana.
    "başkanım bana çok yükleniyorlar" demiş, genelde başkan gönlünü alır, sen bizim kaptanımızsın takma kafana derdi ama bu sefer, gitmek istersen her tür kolaylığı sağlarım, bu beraberlik ikimize de zarar veriyor demiş...

    buna acayip bozulmuş beyfendi.
    gideceğini düşünmüyorum ama her şey olabilir.
    3 ... prif
  • igor tudor

    459.
    bu sezon kurulan kumpası, hiç bir şeyden haberi olmadan bozabilecek tek adamdır.

    bozabilir mi?
    yeteneği, gücü yeter mi?

    görüceğiz.
    2 ... prif
  • kwadwo asamoah

    37.
    an itibari ile juventus'un satışa onay vermesi bekleniyor.

    pazartesi günü sonuçlanacağına inanıyorum transferin. içerideki sivas maçında sol önde ikinci yarı görebiliriz.
    ... prif
  • dursun özbek

    686.
    projedir.

    duygun yarsuvat ve ahalisi tarafından başa getirilmiştir.
    liselilerin son bir vurgun yapmasını ve de batmak üzere olan kulübün el değiştirmesi için getirilmiştir.
    bunu sağlamak için spk'nin 2012'de çıkarttığı karar ile 5 mali yıl boyunca zarar eden firmaların, imtiyazlı hisse haklarının düşmesini içeren bu karar doğrultusunda galatasaray yönetimi imtiyazını kaybedecek ve şu anda hisselerini temlikli olarak verdiği sberbank'ın kucağına düşecek..

    sberbank yaklaşık 200 milyon dolarlık borcu kurtarmak için (bu borcu yok sayıp kulübü elinde de tutabilir) satışa çıkaracak. 500 milyon dolar'lık çin'li iş adamının teklifine karşılık katar'lı bir abinin 750 milyon dolarlık teklifi var. kulüp ortak istemiyor. bu yüzden ret edilen bu teklifler sberbank'ın önüne gelecek. (tüm transferler zarar etmeye yöneliktir. öncelik kulübü elde tutmak değildir.)

    putin - erdoğan görüşmesi sonucu kime denirse ona satılacak.

    gelecek sezon kayyum ile sonraki sezon ise rus, çin ve ya katar'lı sahibi ile yeni sezona hazırlanacak.

    bu proje bittiğinde sıra diğer kulüplere gelecek.
    tek adamlık, böyle kitleleri harekete geçirebilen büyük camiaları yok etmektir.
    isteyen açar tarihe bakar..

    yazar notu : yapılacak riva ve florya arazisinde yaklaşık 100 adet villa liseli abilere satılacak. hemde sudan ucuza..
    1 ... prif
  • galatasaray ın ufak ufak araplara itelenme projesi

    8.
    öncelikle araplara satmak için hisseleri elinde bulunduran sberbank (ruslar) ile anlaşman gerekiyor.

    sberbank ile anlaşacaklar araplar olmaz bence çinliler olur.
    sberbank kendi bünyesinde de tutabilir. zenit gibi, schalke gibi.. araplar konusunda şüphelerim var.
    1 ... prif
  • kurbanlık fiyatları asgari ücret seviyesinde

    7.
    islamiyette kar oranı yüzde 25'tir.

    ama ben çok iyi biliyorum ki kurbanlık işinde yüzde yüz elli'ye varan karlar var.
    ve bu işi ticarete dökmüş çok insan var...

    tüm dini ritüeller bir çeşit sektör olmuşsa zaten ibadet için yapılan eylem diye bir şey aramamak gerekiyor.
    4 -1 ... prif
  • galatasaray a kayyum atanması

    4.
    4 yıldır devlet erkanı tarafından planı programı yapılan ve sonunda nihayete ermesi için son kurşunun atıldığı durum...

    tanımı yaptık gelelim diyeceklerimize.
    daha evvelde demişimdir galatasaray taraftarı mal diye.
    maldır çünkü. hala liseliler tarafından yönetilmeyi kendine yediren, organize olup devrim yapmak yerine hala mal mal transferlere sevinen, sucuk ekmekçilerin çoğunlukta olduğu topluluktur.. bugün bile hala ama hala tek bir itiraz bile yükselmiyor.

    bir kaç gün önce bir arkadaşıma buradan mesaj yazdım.

    "divan kurulunda olay çıkarılacak" diye.

    dünkü divan kurulu şunu gösterdi, devlet galatasaray'ın ipini çekti.
    bu iş yani devletin galatasaray kini 15 ocak 2011'de başladı. o gün yapılan protesto ile başlayan süreç, gezi parkına destek veren, twitter yasaklarına tepki koyan bir adamın seçilmesi ile ayyuka çıktı. hele ki bu adam devlet ile yaptığı anlaşma, devletin daha fazla para istemesi üzerine (ihale sonrası az komisyon aldık diye ortaya çıkan bir hadisedir.) mahkemelik olmuş bir adamdır. galatasaray teknik olarak iflas etmiş, kurtulmanın yollarını arıyorken bu adam superman gibi gelip, sıfırdan bir takım kurup, lige ambargo koyabilmişti.

    ali dürüst ve albayrak'ın yönetimden gönderilme sebebi, sedat doğan değildir.
    bizzat devlet ile yakın ilişkiler içinde olan bu iki zat ile yolların ayrılması gerekliliğidir. sonraki süreci anlatmama gerek yok. fatih terim'in gidişi, mancini'nin gelişi vs..

    galatasaray, ünal aysal'ın başkanlıktan ayrılmasından sonra ki başkan "galatasaray'a zarar verdiğimi düşünüyorum" diyerek ayrılmıştı. aynı şeyi cemaatin tüm ihalelerine dalan ve bu yüzden 3 temmuz sürecinin başlamasına neden olan limak holding yönetim kurulu başkanı nihat özdemir'de söylemiştir. stat açılışındaki protesto ve sonrasında aylarca gelmeyen ve ya çalışmayan metro, yapılması gereken ama yapılmayan bir ton işle beraber adnan polat'ın kucağına bırakmışlardı. ünal aysal'ın tehdit amaçlı söylediği "akp'ye oy veren taraftarımız vardır" cümlesini başka yere çeken holiganlar, bugünkü operasyonu zevkle izlemekte.

    söylenmemesi gereken şeyler vardır ama artık söylemek gerekiyor..

    türkiye'nin en büyük futbol markası galatasaray.
    ister söv, ister say gerçek bu. bu markaya talip olan katar'lı abilere verilen sözler 2012 öncesine dayanır. ve o tarihlerde çıkarılan kontrol hisseleri için yeni düzenleme ile galatasaray'a kayyum atanması ile son bulacak düzenleme sessiz ama derinden giden bir operasyonun en önemli parçası.. buna göre 5 yıl boyunca zarar etmiş işletmelerde kontrol hisselerinin değeri kalmaz.. peki bu hisseler nerede???

    denizbank üzerinde temlikli.
    yani sberbank'ın. yani gazprom'un, yani rus devletinin...

    e ama biz katarlılara söz vermiştik.
    o zaman rus'lara (ki bu operasyonun en can alıcı noktası olan arazi satış planı öncesinde ruslarla uçak krizinden dolayı kavgalıyız ) bir şey bırakmayalım. galatasaray'ın malına konalım... ünal aysal'ın gyo kuralım biz yapalım önerisine "biz inşaat firması mıyız?" diye tepki gösteren ve 800 milyon dolarlık projeyi elinin tersiyle iten gen kurul, 300 milyon dolarlık projeye evet dedi...

    bu nasıl oldu?

    inan kıraç ve duygun yarsuvat sayesinde...

    galatasaray 5 yıldır zarar ediyor ve mayıs 2018'e kadar zarar etmeye devam ederse spk'nin aldığı karar doğrultusunda kontrol hisselerinin bir hükmü kalmayacak ve galatasaray denizbank'ın yani sberbank'ın olacak.. rus hükumeti, elinde değerli hiç bir şeyi kalmayan (su ada'da yeni yılda peşkeş çekilecek) sadece adı olan bu kulübü alıp bir çinli'ye ve ya katar'Lıya satacak. verdiği kredinin parasını çıkartıp rahata erecek...

    2018-2019 sezonunu kayyum ile 2019-2020 sezonunu ise yeni sahibi ile girecek bir kulüp olacak.
    ve tüm bunların sorumlusu, hiç bir şeye tepki göstermeyen, sadece transfer taraftarı olmaya devam eden salak guruh yüzünden olacak... galatasaray ile kalmayacak tabi...

    dünkü divan kurulu tam olarak bunun olmasına ön ayak olunan bir tiyatro.
    iki senedir galatasaray zarar etsin diye alına çöplere rağmen konuşan ve ergün gürsoy'un adı olması kulübün yakınından geçemeyecek adamların kürsüye çıktığı bir yer oldu artık orası... kayyum çok yakındır beyler. kendinizi hazırlayın.

    edit : riva arazisi tam olarak devletin istediği koşullarda galatasaray'a atılan bir kazık olarak tarihe geçecek şekilde ayarlanmış başka bir tiyatrodur. buna ön ayak olanlar, bilerek yenilmemiz gerekiyordu diyenler, devletle işimiz var bir yere gidemeyiz diyerek demek verenler, ankara'daki otel izinleri için 9 milyon euro bonservis ödeyenler... bu sonu hazırladılar.
    1 ... prif
  • selçuk inan

    2641.
    dün akşam dursun özbek'in ;

    "galatasaray'da çok uzun süre oynayınca kulübü de çok sevince yönetim adına karar vermeye başlayan oyuncular var. bunların gönderilmesi öyle kolay bir iş değil. zamanla olacak." diye bahsettiği oyuncu kendisidir. bazı türk oyuncular hakkındaki kararları kendisi alır.. şu anda tudor;'un yalnızlaştırma çalışması içinde rotasyon oyuncusu haline dönüşmekte olan bir zamanlar ülkenin en iyi orta saha oyuncusu..
    2 ... prif
  • yabancı oyuncu sınırlaması

    78.
    iki sene sonra;

    "Müslüman oyuncular yabancı statüsünde sayılmayacak"

    şeklinde yenilenecek sınırlama.
    müslüman birliği oluşturulacak. ab pasaportu gibi müslüman pasaportu olan oyuncular ligde türk sayılacak. diğerleri ise yabancı statüsüne geçecek.. ve bu sayıda 6'ya inecek. pazarlıklar yapılıyor. gelecek sene bunu konuşmaya başlayacaklar...

    aynı, portekiz'in brezilya'lı oyuncuları yabancı statüsünde saymaması gibi.
    2 -1 ... prif
  • kwadwo asamoah

    33.
    (bkz: kwadwo asamoah/#37436035)

    yazmıştım ilave edeyim.

    galatasaray'a hayırlı olmasını diliyorum.
    kendisine artık galatasaray'ın oyuncusu diyebiliriz.
    ... prif
  • 14 ağustos 2017 galatasaray kayserispor maçı

    44.
    tudor'u savunmak gibi olmasın ama Fatih Terim'in de libero oynadığını yani defans oyuncusu olduğunu unutanları gösteren maç...

    defans ne anlar değil mi hücumdan..

    aaa conte'de defans oyuncusuydu.
    2 -1 ... prif
  • türkiye de şampiyon olmak için gereken formül

    1.
    eskiden bu işler alenen yapılırdı.
    şimdi, sektöre iki senedir yeni bir soluk getirildi..

    öncelikle şampiyonlukta rakiplerinizi karalamakla başlıyorsunuz.
    "onlar şampiyon olamaz".. hatta abartıyorsunuz ve 4 puan gerisinde oynanacak 18 maç varken bile aynı şeyi söyletmeye devam ediyorsunuz.. böylece lig sonunda şampiyon olduğunuzda, herkes size "hak ettiler" diyor.

    ayrıca, hakem hatalarının yüksek sesle dillenmesinin önüne geçiyorsunuz.
    "zaten kötüyüz" algısı ile hakemlerin üzerinizden geçmesine müsaade eder hala geliyorsunuz. bu algı operasyonu sizi 1-0 önde başlatıyor lige..

    ardından, hakemler.
    eskiden bu işler direkt takıma yapılırdı.
    şimdi ise rakibe yapılıyor. ince ince doğranıyor. kollanan takıma ise net şeyler çalınmıyor. sarı kartlar geçiştiriliyor. artık "eşeğin kulağına su kaçan" pozisyonlarda kart çıkıyor. diğer tüm pozisyonlarda kart çıkmazken, rakibin orta sahası ve stoperi sarı kart ile ilk yirmi dakika hamle şansını sıfırı indiriliyor. bunlara rağmen maç ortada ise penaltı devreye giriyor.

    bu taktiğe bir de top rakipteki iken kanat oyunculara beklerin yaptığı faulleri vermeyip kazanılan toplarla kontra atağa çıkmayı ekleyin. galibiyet kaçınılmaz...

    tüm bunların yanından mazlumu oynamanız lazım.
    bunun için hakkınızın bariz biçimde yenmesi gerekiyor. peki nasıl olacak o?

    en büyük rakiplerinin biriyle oynadığın kupa maçında hakkın sonun kadar yeniyor.
    sen yenmesini istiyorsun. sonunda olan oluyor ve oturup, bunun üzerine ahkam kesmeye başlıyorsun. ne zaman lehine bir hata yapılsa o maça atıfta bulunuyorsun. o maç senin kurtarıcın oluyor... zaten kupa senin için angarya. avrupa kupası var, lig var.. kupadan elenmek lazım ve bunu fırsata çevirmek.. başarıyorsun bunu da..

    ve son olarak, siyasi konjonktürün istediği gibi olmak.
    sürekli onların adını zikretmek. onlar olmasaydı olmazdık minvalinde cümleler kurmak. bu emniyet subabı.. başa ekstrem bir durum gelirse can simidi. ama cımhırbışkınım demek için yol yapma.

    sonuç tertemiz, efendi efendi "şampiyon" olmak...
    daha iyisi bugüne kadar yapılmadığı için bu sistemi kuran herkesi gönülden tebrik ediyorum.
    1 -1 ... prif
  • eren bülbül

    78.
    sen hayatımda gördüğüm en koca yürekli insansın...

    keşke hayatta olsaydın.
    keşke bunların hiçbiri olmasaydı.
    keşke düğününde sana çeyrek takabilseydik.
    keşke birlikte maç izleyebikseydik.
    keşke sana bir şey olmasaydı..
    görüyorum ki doğru ile yanlışı, gerçek ile yalanı ölümün ayırt ettiriyor bu topraklardaki insanlara.. keşke ölmeseydin güzel kardeşim ve biz bu bilince daha önce varabilseydik...
    4 ... prif
  • kanatlarim var ruhumda

    265.
    liseye birlikte gitmiştik..

    sonra üniversite filan derken, geldik bu yaşa..
    yaşlandık yani... bizim lise yıllarında cep telefonu yoktu..
    zerrin özer "paşa gönlüm" şarkısını yeni yayınlamış, balkondan bana seslenir, bu şarkı benden sana derdi...
    alt katınızda böyle biriyle yaşıyorsanız, işiniz zor. ne zaman yan mahalledeki çocuklar asılsa, ağlayarak gelirdi.

    bazen uyuyamaz, balkondan cama taş atardı...
    bu telsizi al demekti. uzun uzun konuşur, insanları sinir etmenin yollarını arardı. saçları dökülür. çocukken de dökülürdü. hala dökülüyor demek ki... o zamanlar avucumun içine dökülen saçlar, şimdi kimlerin avuçlarına dökülüyor kim bilir..

    tanım : bir yazar..
    4 -3 ... prif
  • yeni şeyler getiriyorum